Motivasyon Nedir? İşletmelerde Motivasyon’un Önemi

0
95

MOTİVASYON NEDİR?

Bu yazı motivasyon nedir, işletmelerde motivasyonun önemi ve motivasyon süreci, motivasyon türleri ve teorileri konularında bilgi vermek amacıyla yazılmıştır.

Giriş

Bireyin bir başına kabiliyeti, gücü, vakti ve çabası kendisinin talep ve gereksinimlerini karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. Tüm bunları karşılamak amacıyla insanlar birleşip grup oluştururlar. Zamanla oluşturulan bu gruplar da yetersiz kalır ve insanlar bir örgüt oluşturmaya veya halihazırda kurulu olan bir örgüte üye olurlar.

Örgüt, aynı amaçlar için beraber çalışan kişilerin kurdukları geniş çaplı ve sistematik sosyal yapılardır. İster kar amacı gütsün ister gütmesin örgütlerin temel ve ortak bir özelliği vardır. İnsanlardan oluşur.

İş gören bir örgütün örgüt olmasının temel sebebidir. İş gören olmazsa örgüt var olamaz. Bir örgüt içerisindeki iş gören sadece maddi ihtiyaç içerisinde değildir. Aynı zamanda psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarının da bir kısmını örgütten sağlamak ister. Bu yüzden iş görenlerin ihtiyaçlarını karşılamak iyi bir yönetime ihtiyaç vardır.

Yönetim; beklentileri, hedefleri, ihtirasları, amaçları ve talepleri birbirlerinden tamamen farklı olan bireylere iş gördürme sanatı olarak tanımlanabilir. Bunlardan ötürü liderlerin ve yönetimin görevi iş görenlerin amacıyla örgütün amaçlarının uygun bir biçimde yönetimini sağlamaktır.

İş görenler her zaman kendi amaçları için elinden gelen her şeyi yaparlar ama örgütün amaçları için aynı özveriyi göstermeyebilirler. İş görenlerin aynı özveriyi göstermesi sağlanırsa örgütlerin başarısı kaçınılmazdır. Burada iş yönetime düşmektedir.

Bu nedenlerden ötürü insanların çalışmalarını sağlamanın yolları yani motivasyon araştırılmıştır. Günümüzde verimi arttırmak için teknolojinin tek başına yeterli olmadığı net olarak ortaya koyulmuştur. En az teknoloji kadar hatta belki daha da etkili olan motivasyon geliştirme yolları aranmaktadır.

motivasyon nedir?

Motivasyon’un Tanımı

Psikolojik bir süreci inceleyen motivasyonun kelime kökü Latince ‘movere’ kelimesine dayanır ve hareket anlamına gelir. Motive teriminin Türkçe karşılığı, güdü, harekete geçirme veya saiktir. Bir başka değişle bireyleri bilinçli ve amaçlı işlerde bulunmaya yönelten dürtü veya dürtüler bileşkesidir.

Motivasyon, bir kişini belirli bir amaca ulaşabilmek kaidesiyle sürekli olarak harekete geçmek için gösterdiği çabaların toplamına verilen addır.

Organizasyonların ve çalışanların başarılı olmasındaki en belirleyici etkenlerden biri motivasyondur. Yöneticiler sıklıkla çalışanlardaki motivasyon sorunlarından bahsetmektedir. Bu sorunlar çok farklı şekillerde ortaya çıkabilir (işe geç gelme, işi tamamlamama, devamsızlık). Bu tip sorunların diğerlerinden farkı ise düşük performansın çalışanların yetenek eksikliğinden veya yetersizliğinden kaynaklı olmamasıdır. Aksine çalışanlar verilen işi başarıyla yapabilecek yetenek ve beceriye sahiptirler ancak işi başarma isteği ve arzusu olmadığından yetenek ve becerilerini etkin biçimde kullanmamaktadırlar. Bu nedenle de yöneticiler motivasyonu arttırıcı önemler alma gereksinimi duyarlar.

Motivasyon’un Önemi ve Motivasyon Süreci

Çağımızda motivasyon kavramı bireyler ve işletmeler için vazgeçilmez bir kavram halini almıştır. Bireylerin yaşamlarında karşılaştıkları ihtiyaçları gerçekleştirmesi motivasyon ile sağlanmaktadır. Örneğin, olimpiyatlara katılacak olan bir sporcu için en önemli değerlerin içerisinde motivasyon vardır. Başarılı olma içgüdüsünü tetikler.

İşletmelerde ise motivasyon kavramını oluşturmak yönetimin görevidir. Yönetimin bu konudaki görevi, iş görenin verimini düşürecek her bir faktörü ortadan kaldırmak ve hizmetin aksamadan kaliteli bir şekilde devam etmesini sağlayacak ortamı yaratmaktadır. Böyle bir ortamda çalışmak hem iş göreni motive edecek hem de işletmelerin amaçlarına ulaşmakta kolaylık sağlayacaktır. Yöneticiler açısından motivasyonu sağlamak bir başarı ölçütü olabilir. Çünkü iş görenin motive bir şekilde çalışması, üretilen ürün ve hizmeti optimum düzeyde kalmasını sağlamak, yönetim açısından düşünüldüğünde yöneticinin bir başarısıdır.

Motivasyon Türleri

İki tip motivasyon vardır. Bunlar iç motivasyon ve dış motivasyondur.

İç motivasyon dışarıdan herhangi bir itici güç olmaksızın, insanın tamamen kendinin ve becerilerinin farkına vararak amaçlar belirlemesi ve bu amaçlara ulaşabilmek için harekete geçmesidir.

Dış motivasyon ise kendi içimizde oluşturmadığımız, dışarıdan aldığımız telkinlerle, yönlendirmelerle edindiğimiz motivasyon tipidir. Kısaca; bir bireyin yapmak istemeyeceği işler konusunda kendisi haricindeki dış etkenler tarafından ikna edilmesidir.

İç ve dış motivasyonun farkları ise şu şekilde sıralanabilir: Dış motivasyon genellikle gelip geçicidir. Dış motivasyonun oluştuğu şartlar ortadan kalktığında ya da hedefe varmanın daha kolay bir yolu bulunduğunda ortadan kalkar. Odanı toplamadan dışarı çıkmayacaksın denilen bir ortamdan uzaklaştığında çocuk odasını toplamadan dışarı çıkabilir. Bu gayet normaldir. Dış motivasyon ortadan kalkmıştır ve artık güdülendiği hedefe ulaşmasının önünde bir engel kalmamıştır. İç motivasyon ise karakterimiz ve hedeflerimiz ile ortaya çıkar. Haliyle dış motivasyon gibi değildir, daha kalıcı olur.

Motivasyon Teorileri

Kapsam Teorileri

Kapsam teorileri, ihtiyaçları -yani bu kuramların üzerinde durduğu noktaları- vurgulayarak motivasyonu başlatan etkenleri açıklar. Kişileri güdüleyen faktörlerin ne olduğu üzerinde durup bireyleri ‘’neler güdüler’’ sorusuna yanıt arayan kuramlardır. Başlıca kapsam teorileri; Abraham Maslow tarafından geliştirilen Maslow Piramidi, Clayton Alderfer’in V-İ-G (ERG) Teorisi, Frederick Herzberg tarafından geliştirilen Çift Faktör Teorisi ve David McClelland’ın Başarma İhtiyacı Teorisidir.

Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Yaklaşımı

Literatürde ve uygulamada en çok kullanılan ve bilinen motivasyon teorisidir. Daha sonra geliştirilen bütün teorilerin Maslow’un teorisine dayanması bize bu teorinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Maslow, insan ihtiyaçları tarafından yazılmış bir makalede; Beş temel fizyolojik ihtiyaç kategorisinden bahsetmiştir. Bunlar; güvenlik sevgi ve saygı, özgüven, başarabilme veya ihtiyacıdır. İnsanın en son düşük ihtiyaçları karşılandıktan sonra daha yüksek bir ihtiyacını karşılamaya yönelir. ( Dilek, 2019, s.19)

Maslow kişiyi harekete geçiren geçiren en önemli etkenin, karşılanması gereken ihtiyaçlar olduğunu ve bu ihtiyaçların gelişi güzel değil, belirli bir sıra ve düzen içerisinde karşılanması gerektiğini söylemiştir. Bu tanımdan anlaşılacağı üzere Maslow, bireyi harekete geçiren ihtiyaçları, hiyerarşik bir şekilde sıralamıştır ve en temel ihtiyaçlar giderilmeden, bir üst basamaktaki ihtiyaçların giderilemeyeceğini belirtmiştir. Buna ilişkin betimleme aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.

maslow piramidi
ihtiyaçlar hiyerarşisi

Yukarıdaki şekilde de görüldüğü üzere bireyi harekete geçirici en temel unsurlar doğuştan olan nefes alma, yeme, cinsellik, uyuma gibi fizyolojik ihtiyaçlardır. Bunlar temel ihtiyaçlardır ve bunların karşılanmaması durumunda birey kendini baskılanmış hisseder ve diğer ihtiyaçların hiçbir önemi kalmaz.

ERG Kuramı

Alderfer, Maslow’dan sonra içerik kuramlarına katkıda bulunan bir başka düşünürdür. Maslow’un yaklaşımını değişime uğratarak basitleştirmiştir

ERG teorisi yaklaşımında üç grup ihtiyaçtan söz edilmektedir:

  1. Var olma ihtiyaçları; İnsanın fiziksel olarak hayatını devam ettirmesi ve soyunu sürdürmesi, bunun için her türlü riskten korunup güvencede olmasıdır.
  2. İlişkisel ihtiyaçlar; insanların bulundukları lokasyonda kurdukları iletişim ağı, iş ortamlarındaki başarı endeksli performansları ve buna binaen nitelikli iş gücü, çalışanların kişisel gereksinimi ile orantılıdır.
  3. Gelişme veya büyüme ihtiyaçları; insanın beşeri potansiyelini geliştirme, bireysel gelişme ihtiyaçlarına destek olmaya ilişkindir.

Alderfer’de Maslow’un yaptığı gibi hiyerarşik ihtiyaçlar üzerinde araştırmalarını yapmıştır. Bir üst gruptaki ihtiyaç tatminine geçebilmek için bir alt gruptaki ihtiyaç tatmininin gerçekletirmiş olmak gerekir. Bunlara binaen Alderfer’in kuramında hayal kırıklığına uğrama ve geriye çekilme ilkesi de vardır. Yani üst düzeydeki bir talebin karşılanmasında yaşanan başarısızlık tatmin edilmiş olan alt düzeydeki bir talebi tetikleyerek bireyin aşağı düzey, taleplerinin tatminsizliğine yol açar.

Herzberg’in Çift Faktör Teorisi (Hijyen- Motivasyon)

Bu teori motivasyon teorileri arasında ihtiyaç teorisinden sonra en çok bilinen ve uygulanan teoridir. Herzberg de tıpkı Alderfer ve Maslow’un da dediği gibi motivasyonun temelinin ihtiyaçlar tarafından oluşturulduğunu öne sürmüştür.

Herzberg bireyi hareket geçirici eylemlerin ya içsel ya da dışsal faktörler olduğunu savunmuştur. Ayrıca içsel faktörleri ‘’motive edici faktörler’’ dışsal faktörleri ise ‘’hijyen faktörleri’’ olarak açıklamıştır. İçsel faktörler içerisinde; övülme, yetki ve sorumluluk, başarma hazzı gibi bireyi tatmin eden ancak maddi olmayan itici güçlerdir. İş görenin kendisini motive etmesi her zaman yeterli olmaz işte tam da bu noktada dışsal faktörler genel motivasyonun arttırılmasına katkı sağlar. Dışsal faktörlerin eksik veya hiç olmaması durumunda kişi yeteri kadar motive edilemez ya da motive edilmesi zorlaşr. Çünkü hijyenik faktörler şu şekilde nitelendirilir: ‘’en ideal koşulların sağlanması’’ haliyle eğer bu şartlar sağlanmazsa çalışanlar ilk olarak tatminsizlik daha sonra ise yaptığı işten ve işyerinden uzaklaşır.

Herzberg’in kuramına göre; iş yerinde motivasyonun sağlanması aynı anda içsel ve dışsal faktörlerin eşit olarak sağlanmış olması gerekir. Herhangi biri eksik olursa tam anlamıyla motivasyon sağlanamaz.

McClelland’ın Başarma İhtiyacı Teorisi

McClelland ve arkadaşları tarafından geliştirilen kurama göre ihtiyaçlar üç kategoride sınıflandırılmıştır ve bireyler davranışlarını bu ihtiyaçlara göre şekillendirmektedirler. Bu ihtiyaçlar, birlikte olma, başarma ve güç kazanmadır. Bu teoriye göre bireyin en büyük ihtiyacı başarılı olmaktır. McClelland ve arkadaşları teorilerini bu ihtiyaç üzerine oturtmuşlardır. Aynı zamanda işgörenleri motive etmenin en iyi yolunun başarma ihtiyaçlarına odaklanmak olduğunu belirtmişlerdir.

Süreç Teorileri

Bu teorideki temel kaide bireylerin motive olurken hangi amaçları hedefledikleri ve nasıl motive olduklarıdır. Kuramın adından anlaşılacağı gibi bireylerin davranışları gerçekleştirirken sergiledikleri süreci inceler. Süreç teorileri ortaya çıkan davranışın en başından bitişine kadar geçen faaliyetlerdeki tüm değişimleri açıklamaya çalışır.

Eşitlik Teorisi (J.Stacey Adams) Adams

Bu teorinin temeli eşitliğe dayanır. Adams’a göre birey işe çeşitli girdiler verir. Mesela eğitim, zeka, çaba, yetenek gibi bir takım niteliklerdir. Kişi işe verdiği bu girdiler karşısında çıktı alır yani bunlar da ödüllerdir. Bu ödüller ücret, statü artışları, ikramiye, prim, yetki alanındaki artış, iş yerindeki iyileştirme gibi unsurlardır. Kişi işe sunduğu girdiler sonucu elde ettiği çıktıları diğer işçilerle karşılaştırır. İşte bu karşılaştırma çalışanların motivasyonunda oldukça önemlidir. Eğer kişi bu karşılaştırma sonucunda eşitlik görürse ne kadar girdi verirse o kadar ödül alacağını bilir ve böylelikle kendini motive eder.

Beklenti Kuramı

Victor H. Vroom tarafından geliştirilen bu teori, insanın, ekonomik çıkarları açısından rasyoenl davrandığını kabul etmektedir. Bir birey seçim yapmak zorunda kaldığı çeşitli alternatifler arasında kendisi için en avantajlı olanı seçecektir. Bu kurama göre kişiler kendi kapasite sınırları içerisinde seçeneklerin bilişsel olarak farkına varıp seçimlerini yaparlar. Bireyi “değer”, “beklenti” ve “araçsallık” karara ulaştırır. Değer, bireyin bir sonuç için güdülenmesidir. Sonucun birey için istenme düzeyini ve albeniliğini belirler. Birey bir sonucu elde etmeyi, etmemekten çok istiyorsa sonucun değeri olumlu(+) olacaktır. Eğer sonucu elde etmemeyi seçiyorsa sonuç olumsuzdur(-). Bir sonuca ulaşıp ulaşmamak eğer kişi için çokta önemli değilse, değer sıfırdır(0). Tanımlardan anlaşılacağı üzere değer(+1) ile (-1) arasında değişir.

Porter-Lawler Beklenti Kuramı

Porter-Lawler tarafından ortaya atılmış olan Beklenti Kuramı çoğunlukla Vroom’un Beklenti Kuramı baz alınarak yapılmış olsa bile kuramda bunlara ek olarak; gayret, bilgi, yetenek ve algıların yeterliliğine göre performans ödüllendirilmesi yapılabileceğini öne sürmüştür. Bunlara ek olarak Porter ve Lawler kurama algılanan rolü’de eklemişlerdir. Örgüte üye olan herkes başarılı olabilmek için örgütün onlara verdiği role uygun davranmalıdır. Porter ve Lawler performans, tatmin ve güdülenmenin üçünün de ayrı birer değişken olduğunu öne sürmüşlerdir bu sonuca ise performans, tatmin ve güdülenmenin eşit olmadığı varsayımından varmışlardır. Bu kurama göre ödüller doyuma yol açar, ödüllere ise performans götürür. Bu yüzden Porter ve Lawler tatmin ile performansı ödüller ile bağdaştırmıştır.

Edwin Locke’nin Amaç Teorisi

Edwin’e göre kişiler amaç belirler ve belirledikleri bu amaçlar onların güdülenme derecelerini belirler. Belirlenen amacın kabul edilebilir olması için bireyin amacı gerçekleştirebilecek yeteri beceri, yetenek ve potansiyele sahip olmalıdır. Kişinin belirlediği amaçlar onların motivasyonlarını da belirleyecektir. Ulaşmakta zorlanacağı bir amaç belirleyen birey, kolayca ulaşabileceği bir amaç belirleyen bireye oranla daha fazla motive olacaktır ve başarı oranı da bununla ilişkili olarak artacaktır.

Yazar: Oğulcan UMUR

Kaynakça

Ali, Ş.(2009). Yönetim Kuramları ve Motivasyon İlişkisi

Bayraktar, B. (2016). Çalışanların Motivasyonunu Etkileyen Faktörler: Bandırma Belediyesi Örneği. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi Ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, 12.

Dilek, E. (2019). Spor Bilimleri Fakültesi ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğrencilerinin Akademik Motivasyon Düzeylerinin İncelenmesi Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı

Gökçe, A. (2009). İlköğretim Okulu Yöneticilerinin Motivasyonunu Etkileyen Faktörler. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri AnaBilim Dalı Eğitim Yönetimi Teftiş Planlaması ve Ekonomisi Bilim Dalı, 51.

Gülen, G.(2019) Kurumsal İletişim Perspektifinden Güçlü Bir Kuramsal İmajın Oluşturulmasında Çalışan Motivasyonunun Önemi Yüksek Lisans Tezi, Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Hüseyin, E. (2005). Motivasyon Ve Motivasyon Teknikleri; Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi

Hande, A.(2006). Örgüt İkliminin Motivasyon Üzerine Etkisi Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çalışma Ekonomisi Ve Endüstri İlişkileri Anabiim Dalı Yönetim Ve Çalışma Psikolojisi Bilim Dalı.

Kemal, T.(2012). ‘’Başarı ve İç Motivasyon’’

Seda, M. (2016). Hastane Personelinin İş Tatmini ve Kuramsal Güvenin Motivasyon Üzerine Etkisi; Bir Özel Hastane Örneği, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Şahin, N. C.-B. (2010). Organizasyonlarda Önemli Bir Fenomen; Psikolojik Sözleşme. Zkü Sosyal Bilimler Dergisi, 6.

Tınaz, P. (2009). Çalışma Yaşamından Örnek Olaylar. Beta Basım Yayım Dağıtım A.Ş. (2. Baskı), İstanbul.

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girin
Adınızı buraya girin