KOBİ Nedir? KOBİ’lerde Yönetim – KOBİ Özellikleri

0
121

KOBİ denildiğinde akla, tüm dünya çevresinde küçük ve orta büyüklükteki işletmeler gelir. Daha detaylı sözel ve sayısal bir açıklama ileri ki bölümlerde açıklanacaktır. KOBİ’ler büyüme, yeni istihdam alanlarının oluşumu ve sosyal refaha olan katkıları sebebi ile aktif bir ekonominin yapı taşını oluşturmaktadır.

Küresel anlamda (ölçekte), işletmeler ile ilgili yapılan değerlendirmelerin ortaya çıkarmış oldukları tablolar, KOBİ’lerin dünya ekonomisinde çok önemli bir yere sahip olduğunu net bir şekilde gözler önüne sermektedir. KOBİ’ler, ülke ekonomileri için vazgeçilmez bir parça olup, ekonomik kalkınma, yapısal değişiklik ve teknolojik yeniliklere uyum gibi konularda da önemli rollerde bulunmaktadırlar. Ayrıca KOBİ’ler sadece ekonomik hayatta değil sosyal hayatta da çok büyük bir önem taşırlar. Bölgesel gelişmişlik farklarının ortadan kaldırılması, mülklerin geniş bir alana yayılması, istihdam olanağı sağlanması ve demokratik bir yaşamın desteklenmesi için oldukça önem taşımaktadırlar.

Ekonomik ve sosyal yapının; rekabetin korunması, orta sınıfın değer görmesi ve denge halinde olmaları, sermaye birikimine ve iş olanağına olumlu ölçüde katkıları, yeni buluş ve fikirlerin ise ekonomik bir mal durumuna dönüştürülmesi açısından da KOBİ’lerin önemli bir yeri vardır. KOBİ’ler dünya genelinde ülke ekonomisinin ve sosyal yapının temel taşı olmalarına rağmen kurumsal olamamaktan kaynaklanan bazı sorunlar yaşamaktadırlar. Kurumsal olmama ya da diğer bir deyişle kurumsallaşmakta güçlük çekmenin ortaya çıkardığı bu sorunlar ; yönetim, planlama, karar alıp karar verme, iletişim, örgütte ast-üst dengesi, insan kaynakları ,organize olma ve sistematik yapıdaki sorunlar şeklinde sıralanabilir.

KOBİ NEDİR? KOBİ TANIMI

KOBİ nedir

KOSGEB tarafından belirlenen ve resmi gazetede döneme göre revize edilip yayınlanan bilgiye göre; KOBİ’LERİN yıllık net satış hasılatı veya mali bilanço değerinin üst sınırı 125 milyon lira olarak belirlendi. Bu değer önceki senelerde 40 milyon TL idi. Bu yönetmeliğe göre ise tanım; “250 kişiyi geçmeyen yıllık çalışana sahip ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilanço değeri 125 milyon lirayı aşmayan ve yönetmelikte ismi geçen mikro işletme, küçük işletme, orta büyüklükte işletme olarak sınıflara ayrılan ekonomik birimlerin tümü” olarak belirlendi.

KOBİ SINIFLANDIRILMASI

KOBİ’ler üç temel gruba göre sınıflandırılırlar. “Mikro İşletmeler, Küçük İşletmeler ve Orta Büyüklükteki İşletmeler” olarak 3’e ayırırız. KOBİ tanımından yola çıkarak her bir sınıf aşağıdaki gibidir:

  • MİKRO İŞLETMELER: 10 kişiden az çalışanı bulunan ve yıllık net satış hasılat değeri ve mali bilanço değeri 3 milyon lirayı aşmayacak olan işletmelere mikro işletmeler denir.
  • KÜÇÜK İŞLETMELER: 50 kişiden az çalışanı olan ve yıllık net satış hasılat değeri ve mali bilanço değeri 25 milyon lirayı aşmayacak olan işletmelere küçük işletmeler denir.
  • ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ İŞLETMELER: 250 kişiden az çalışanı olan ve yıllık net satış hasılat değeri ve mali bilanço değeri 125 milyon lirayı aşmayan işletmeler.

Aşağıdaki tabloda tanımdaki bilgiler şematik olarak ifade edilmiştir.

KOBİ sınıflandırılması

İlginizi çekebilir: Entelektüel Serma Nedir? Entelektüel Sermaye Unsurları

KOBİ ÖZELLİKLERİ

kobi özellikleri

KOBİ’lerin çok fazla sayıda özellikleri olup bunlardan bazıları maddeler halinde aşağıda verilmiştir.

  • Diğer büyük şirketlere nazaran teknolojik yeniliklere oldukça yatkındırlar.
  • Düşük bir sermaye ortaya koyarak fazla üretim çeşitliliği sağlarlar.
  • Ülkenin genel gelir dağılımındaki düzensizliği minimuma indirirler.
  • Büyük işletmeleri desteklerler, tedarik gibi bazı konularda onları tamamlarlar.
  • Az bir sermaye ile işletmeyi kurup çalışanlara iş verebilirler.
  • Üretim, ticaret ve hizmet sektörü gibi temel alanlarda faaliyet gösterebilirler.

KOBİ’LERİN AVANTAJLARI

Bu işletme türlerinin de kendi sınıflandırılma alanına göre faydaları, sorunları ve sıkıntıları elbette vardır. Avantajlarından şöyle bahsedilebilinir:

  • Küçük oldukları için yeniliklere epey yatkındırlar.
  • Gelişmiş insan ilişkilerine sahiptirler.
  • Hızlı karar verme mekanizmaları sayesinde rekabet fırsatı elde ederler.
  • Hiyerarşinin yerini duygusal bağ almış, bürokrasi neredeyse yok denecek kadar azdır.
  • Esnek yapıları sayesinde kolayca uyum sağlayabilirler.
  • Tedarik aşamasında büyük işletmeleri hızlı üretim yapabilirler.

KOBİ’LERİN DEZAVANTAJLARI

  • Yaptıkları satış sonrası dalgalanmalar genellikle olumsuz etkiler.
  • Finansal olarak gerekli olan bütçeyi temin edebilmekte güçlük çekerler.
  • Yönetim yapılanması yeterince iyi olmadığı için, muhasebe ve üretimde tam donanım sağlayamamışlardır.
  • İşletmenin içinde yapısal olarak eksiklikler mevcuttur.
  • Genelde aile şirketleri oldukları için kararlar tek yöneticiye bırakılır.
  • Piyasaya tutunamama ve batma riskleri olukça yüksektir
  • Donanımlı eleman çalıştıran kısıtlı sayıda işletme vardır.
  • Araştırma geliştirme veya ürün geliştirme departmanları ya yoktur ya da gelişmemiştir.

KOBİ’LERİN GENEL YÖNETİM SORUNLARI

Bu dezavantajlardan türemiş olan ve KOBİ’lerin finansal düzeyini sarsmakla beraber, sosyoekonomik iç yapılarını da tehlikeye atan bazı sorunlar vardır.

Bunların en temeli; bir aile şirketi olarak çalışan KOBİ’lerde görülmektedir.

Aile şirketlerinde görülen patronun genellikle kendi işinin başında olması belirli başlı sıkıntıları da beraberinde getirmektedir.

Patron her şeyin başında, yönetiminde kendisini ön plana atıp, herhangi bir yönetici çalıştırmanın gerekliliğini düşünmeyip, karar mekanizmalarını kendisi veya ailenin diğer fertlerinden birisi yöneteceği için yönetimde ciddi aksaklıklar meydana gelmektedir.

KOBİ’lerin yaşadıkları sorunlar aşağıdaki gibi açıklanmıştır:

Sermaye Sorunları: Amaçları gelişmek olan ve öz kaynaklarına başvuran KOBİ sahipleri; ekonomik dalgalanma, rekabet ve pazarda meydana gelen sıkıntılar nedeniyle kayıplar vermekte ve işletme öz kaynaklarını zamanla kaybetmektedirler.

Teknoloji Sorunları: Bu bağlamdaki sorunlar sermaye yetersizliği başta olmak üzere bu eksikliğin sonucu olarak teknolojik gelişmelere ayak uyduramamaları doğrultusunda önlem almaları da zorlaşır.

Girdi Sorunları: Genel olarak tedarik edilen malların stoklarda yer alması nerede ne kadar malzemenin olduğu bilinmesi önemlidir. Fakat bu işletmelerde kaynak planlama uzmanlık hale gelmediği için temel belirli başlı sorunlar da doğmaktadır. Bazı yazılım önerilerine ileri ki konularda değinilecektir.

Teknik Eksiklik Sorunu: En büyük yapılan hatalardan biri ise işverenin ya da işletmenin başındaki kişinin sadece deneyimlerinden yola çıkarak, örneğin yaşadığı, gördüğü, deneyim kazandığı konuları analiz ederek işletmeyi yönetmeye çalışmasıdır. Yönetim fonksiyonlarına hakim olmadan yönetilen işletmede belirli aksaklıklar zincirinin oluşması, meydana gelmesi ise kaçınılmazdır.

Ekonomik Sorunlar: Büyük işletmelerde olan ekonomi ya da yeterince gelişmiş muhasebe bölümünün bulunmaması ve bu departmanlara uzman kişilerin sermaye yetersizliğinden dolayı alınmaması önemli sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca bankalar tarafından verilen kredilerin işletmenin göstereceği teminatlara göre belirlenmesi, kredilerin faiz oranlarının bir hayli yüksek olması da bu sorunlara dahil olurlar.

Üretimdeki Sorunlar: Daha öncede bahsedilen öz kaynaktaki yetersizlikler sonucu makineleşmeye gidilememesi, yeni teknolojileri uygulayabilecek yeterli bilgi ve donanıma sahip olan birinin(bir uzmanın) çalıştırılmaması üretimde aksaklık, üretimde istenileni başaramama gibi sorunları öne çıkarır.

Pazarlama Alanındaki Sorunlar: Finansal bilgi yetersizliğini baz alarak pazardaki araştırmalar, satış, satış sonrası kalite kontrol konulara yeterince önem verilmemektedir.

KOBİ’lerin YÖNETİM YAKLAŞIMI

Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler günümüzde yukarıda değinilen belirli başlı yönetim sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu sorunların çözümü ve çözüm önerilerine sonraki başlıklarda değinilecektir.

Küçük işletmelerdeki yönetim fonksiyon ve yaklaşımlarına bakılırsa; planlama, örgütleme, yönlendirme ve kontrol etme organlarından oluşur.

Başlıca planlama; işletmenin bir amaca ulaşabilmesi için oluşturulması gereken ilk fonksiyondur. Geleceğe dair yapılacak olan yatırım, birikimi belirlemeye çalışan planlama fonksiyonu ileride hedef koyulabilmesi için oldukça önemlidir.

Örgütleme fonksiyonu örgütsel bir yapı oluşturulup daha önce planlanmış olan işin bir kadro tarafından usulüne uygun saptanmış kriterlerle işlemesidir.

Yönlendirme diğer bir tanımdaki adıyla yöneltme işlevi ise örgütün içerisindeki uzmanların hiyerarşik bir düzen içerisinde yapılması gereken iş ve iş bölümlerinin ilgili kişilere ulaştırılıp, takip edilerek uygulanmasını sağlamaktır.

Kontrol etme fonksiyonunda bu süreç içerisinde yapılmış olan diğer fonksiyonların toparlanması doğrultusunda uzman veya yönetici statüsündeki kişiler işlerin düzen içinde olup olmadığını, planlama yapılıp yapılmadığını, süreçteki oluşan olumlu olumsuz her olayın takip edilmesini sağlayarak kontrol fonksiyonunu sağlarlar.

Pazarlama sürecine de yönetim fonksiyonlarının içinde değinilecek olunursa; pazarlama sadece satış olarak değerlendirilemez. İçerisinde oldukça geniş kavramlar bulunduran pazarlama fonksiyonu başlıca; Pazar yeri arama, pazarın araştırılması, nerede ve ne zaman ile nerede sorularının karşılığını vermesi oldukça önemlidir.

KOBİ’lerin YÖNETİM SORUNLARINA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Sermaye, girdi, teknoloji, tedarik gibi birçok yönde oluşabilecek KOBİ sorunlarına çözüm yolları geliştirilmiştir.

Özellikle aile şirketlerindeki deneyimler ve babadan oğula geçen sıkıntılı bir yönetim sürecinin önüne geçilebilmesi için yönetici ünvanına sahip olan yönetim üzerinde uzmanlaşmış kişiler işe alınarak çözüm süreci başlatılabilir. Üretimin farklı departmanlarına görevlendirilmek üzere alınan uzman kişiler yardımıyla çözüm süreci daha da hızlandırılmalıdır.

Ortaya koyulan öz kaynakların iyi bir şekilde değerlendirilmesi buna göre makine ve malzeme seçimi, yer tesis seçimi dikkatli olmalıdır.

İyi bir pazarlama stratejisi ile geliştirilmiş yönetim anlayışı doğrultusunda pazar arayışı ve pazar yeri seçimi yapmak için işe alınan uzman aynı zamanda ileri yabancı dil bilgisine sahip ise pazarlama konusunda gelecek başarı kaçınılmaz hal alır.

Yabancı dil bilgisine sahip olmayan bir yönetici ya da iyi bir dil bilgisine sahip olmayan işletme sahibi veya çalışanları yurt dışı pazarda zora düşerler. Bu da küresel şirketlerle iş yapamayarak büyüyememe gibi sorunlara yol açar. Bu yüzden iyi bir yabancı dil bilgisi her zaman her yerde gelişmeye ve büyümeye yarayacak önemli bir yetenek, önemli bir getiridir.

Günümüzde artık teknolojinin gelişmesi ile birlikte çeşitli dallara hizmet eden yazılımlar insanlara yardımcı olmaya başlamıştır. Bu yazılımlarla birlikte iş yükünün hafiflemesi, internet ve yazılım programları ortaklığıyla sürekli gelişen kaynaklara erişim sağlanmıştır.

ERP, SAP, ABAP, NETSİS gibi yazılım programları sayesinde işletmelerin kaynak ihtiyaçları doğru ve planlı bir şekilde oluşturulurken, bu yazılım programları aracılığıyla bir çok denetleme ve düzenleme kolaylığı sağlanmaktadır.

Başta ERP, diğer bir adıyla Kurumsal Kaynak Planlama programı ile işletmedeki stok durumu her zaman doğru bir şekilde görülüp, iş görene zaman ve işlem kolaylığı sağlamaktadır. Aynı zamanda stokların durumunu doğru planlamak maliyetten de ciddi bir oranda tasarruf sağlamış olur. ERP‘ nin tedarik zincirlerindeki kolay ulaşım ağı sayesinde bütçe açığı yaratmadan işlemler yeterince kolay sağlanır.

SAP yazılımında ise gerekli ve kullanılan tüm yazılımları ve programları tek çatı altında toplayıp ekonomik tutarlılık yaratılır. SAP her ne kadar pahalı olsa da verilen bu hizmetin karşılığını belirli bir sürede geri alan işletmeler oldukça karlı bir yatırım yapmış olacaktırlar.

CRM günümüzde neredeyse bütün işletme tiplerinde kullanılan oldukça verimli bir yazılımdır. CRM günümüzde neredeyse bütün işletme tiplerinde kullanılan oldukça verimli bir yazılımdır.

İlginizi çekebilir: Ergonomi Nedir?

ÖZET

Finansal anlamda KOBİ; küçük ve orta büyüklükteki işletme demektir. Ve bir işletmeye KOBİ denilebilmesi için yapısal ve mali tüm özelliklerinin resmi olarak yapılmış tanıma uyması gerekmektedir. Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler bütün ülkelerde ortak olarak ekonominin çok büyük bir kısmını oluştururlar. Küçük işletmelerde ise işletmenin fonksiyonları bir veya birkaç kişi tarafından yürütülmekte olup, bu fonksiyonları organize bir şekilde yürütecek yeterli kadro ne yazık ki oluşturulamıyor. Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin sermayeleri kısıtlı olup, üretimleri genel olarak el emeğiyle olan, çevrelerindeki teknolojik değişikliklere mali yetersizlikleri nedeniyle yer veremeyen, büyüklüğün ekonomisinin yaratılamaması nedeniyle diğer işletmelerle rekabet etmekte zorlanan fakat çabuk karar verme yeteneğine sahip olan kuruluşlardır. Günümüzde bulunan küresel rekabet koşullarındaki bu işletmelerin uzun ömürlü iş yapabilmeleri veya ayakta kalabilmeleri için; işletme sahibi veya yöneticilerin yönetim ve organizasyon çatısında emin ve cesur adımlar atmaları gerekmektedir. KOBİ’yi uzun soluklu ayakta tutabilmek ve yönetmek için ise bazı belli başlı organizasyonlar yapılmalıdır. Bunlar; eğitim vermek, iş çevresi (network), bilginin yönetilmesi ve kurumsallaşma gibi fonksiyonlardır.

Yazar: Onur ŞIRLAKOĞLU

CEVAP VER

Yorumunuzu buraya girin
Adınızı buraya girin